8 Adımda Fazla Okunan Yazılar Oluşturun

8 Adımda Fazla Okunan Yazılar Oluşturun



İnsanların hakkaten yayınladığınız içerikleri baştan sona okuduğunu sanıyorsanız, ciddi şekilde yanılıyorsunuz. İnternet ile beraber yepyeni bir içerik kültürü de ortaya çıktı. Artık insanoğlu iletişim çağında yaşıyorlar ve hızın kendileri için ne demek olduğunu biliyorlar.


Dolayısıyla okuyacakları ve faydalanacakları içeriklerin de mikrodalgada fırınlanan dondurulmuş yiyecekler şeklinde olmasını istiyorlar. Hızlı ve basit tüketilebilir…

8 Adımda Fazla Okunan Yazılar Oluşturun


dünya çapında yapılan istatistiklerde internet okurlarının içerik sayfalarındaki aktivitelerinin averajının sadece 15 saniye olduğunu biliyor muydunuz? Hatta bırakın okuma ortalamasını, sosyal medya analiz şirketlerine bakılırsa insanlar toplumsal medyada paylaştıkları içeriklerin çoğunluğunu dahi okumadan paylaşıyor.

Gerçi teslim zamanı yarın mevzusundan muhtemelen siz de bunu biliyorsunuz. Hal böyle olunca insanların hakikaten okuyabileceği içerikler üretmek için sadece yazmaktan daha fazlasını yapmalı ve bununla beraber yazılarımızı makyajlamayı da öğrenmeliyiz.

Dr. Jakob Nielsen tarafınca yapılan bir araştırmaya bakılırsa sıradan kurallara uyarak okunma oranını %57 arttırabilmenin mümkün bulunduğunu sonucuna varılmış. Onu iyi mi yapacağız diyorsanız, bu 8 adımı içerikleriniz üzerinde uygulayarak yazılarınızın daha çok okunmasını sağlayabilirsiniz;

#1. Duvar Örmeyin, İçerik Hazırlayın

Başlı başına duvar bloğu gibi görünen internet içerikleri ziyaretçinin aslına bakarsanız muhtemelen geçireceği 15 saniyeyi daha da aşağıya çekiyor. Bunun en büyük nedeni paragraflama düzeninin baştan sona hatalı yapılıyor olmasıdır.

İnsanlar uzun yazıları hakikaten kolayca okuyabilirler ama doğru paragraflandırılmamış uzun yazıları çok daha nadir okuyacaklardır.

İçeriklerinizin paragraf aralarına bolca boşluk koyun. Böylece okurlar yazıyı daha rahat ayrıştırıp küçük minik parçalar halinde yazıları okuyabilir ve kolayca göz ucuyla tarayabilirler.

#2. Cümlelerinizi Kısa Tutun (Eğer Tutabilirseniz…)

Doktora tezi benzer biçimde yazılmış upuzun cümleler sadece akademik alanda ve “bir şey bilmiyorum fakat hoca biliyorum sansın” diye düşünülerek data kalabalığı yapılan sınavlarda işe yarar.

Bir düşünün, halkın aslına bakarsan çok azca kısmı okuyor ve içeriklerini okuyacak insanların sadece küçük bir kısmı yüksek eğitime haiz insanoğlu olacak. İlkokul mezunu olandan tutun ilkokul mezunu olmayana kadar hepimiz artık interneti kullanıyor.

Şimdi, tüm bu insanların var olduğu gerçeğini yok sayıp “Ben seçkin kitlenin adamıyım” rolüne yatarsanız o iş olmaz. Haliyle cümlelerinizi insanoğluın tek seferde okuyup anlaması çok önemli bir mevzu haline geliyor.

Gene de bazen öyle anlar geliyor ki, hakkaten çok uzun cümleler kurmamız gerekebiliyor. Böyle durumlarda da kesinlikle iki cümleyi bağlaçlar ve virgül işaretleriyle ayırmayı dikkatsizlik etmeyin. Bu sayede düşük eğitimli de olsa günlük mevzuşma yapısına olan benzerlikten dolayı içeriğinizi insanlar kolayca okuyup anlayabilecektir.

#3. Terimlerin Adamı Olmayın, Halkın Adamı Olun

Türkçenin kelime zenginliğinin ne kadar büyük olduğunu zaten hepimiz biliyoruz. Azca birazcık o dilden, biraz da şu dilden derken aynı anlama gelen fakat farklı şekilde yazılan on binlerce sözcük türemiş. Tamam, Türkçe zengin ama insanlar o denli zengin değil.


Kelimelerinizi seçerken devamlı en mütevazı ve günlük yaşamda maksimum kullanılan kelimelerden yana tercihinizi kullanın. “Ya, bunlar işte hep SEO’nun alametifarikası!” deyip geçerseniz, okurun o cümleyi anlaması için alametifarikanın vikipedi sayfasını ziyaret etmesi gerekebilir.

8 Adımda Fazla Okunan Yazılar Oluşturun

#4. Alt Başlıkları Sevin, Sayın ve Kullanın

hakikaten içeriklerini en rahat okuduğunuz web sitelerini gözden geçirirseniz, bu tarz şeylerin hepsinde adam akıllı bir başlık dizilimi bulunduğunu görebilirsiniz.

Başlıklar içeriklerin gizli saklı silahlarıdır. Onlar sayesinde yüzlerce farklı soruya ve soruna yanıt verebilir, içeriğinizi arzu ettiğiniz kadar genişletebilirsiniz. İşin en güzel tarafı da bunu yaptığınız için aslabir negatif tehlikeli sonuç almazsınız.

Alt başlıklar içeriğin kullanıcılar tarafından daha basit taranmasına da destek sunar. Siz gidip 2.000 kelimelik bir içerik oluşturuyorsanız ve tüm bu içeriği tek bir başlık altına sokuyorsanız, vay o okurun haline!

Adam belki bir tek tek bir sorunun yanıtı almak için o mevzuya gelmişti. Şimdi, bu adam suyun faydasını öğrenmek için suyun periyodik cetveldeki yerini de bilmek zorunda mıydı? Bence değildi.


#5. Maddeli Listeler Candır, Gerisi Heyecandır

Maddeli listeler yani ecnebilerin deyimiyle “bullet points” içerik işinin en özgü noktalarından biri, yazarın da en büyük kurtarıcısıdır. Baktınız içerik yoldan çıktı ve gittiğiniz yol yol değil. Hal böyle olunca hemen işaretli listeleri kullanarak durumu kendi lehinize çevirebilirsiniz.



İnsanlar içeriklerin arasında madde işaretlerini gördüğü anda “Anee bu kısacak ki. Ben derhal okurum zaten bunu” diyerek o maddeleri gözden geçirmeye başlıyor. Ya da hiç olmadı en fazlaca bir iki kelimesini okuyarak, orada işine yarar bir şey olup olmadığını çözebiliyor.

Özellikle detaylandırıp, dallandırıp budaklandıracağınız bir şeyler varsa onu düz metne sığdırmak yerine işaretli listeyle hem daha basit yazabilir hem de daha rahat okunmasını sağlayabilirsiniz.

#6. Görseller İçerikler için Var, Onları Kullanın

Tamamen metin içerikten oluşan yazıları artık sadece sıhhat siteleri ve devlet kurumlarının siteleri yayınlıyor. Hakikaten okunan içerikler üreten internet sitelerinin içerikleriyse daha çok görsellerle süslenmiş oluyor.

Görsellerin doğru oranını bulmak ve doğru oranda kullanmak, okurun uzun uzun içerikleri daha büyük bir zevkle okumasına yardımcı olabiliyor. Tabii bir oran var diyorum. İçeriğin ihtiyacına gore görseli belirlemek ve bu oranda doğru görseli kullanmanız gerekiyor.

1.000 kelimelik bir içerikte tek bir görsel var ise orada yanlış da var anlamına gelir. Unutmayın; “Bir görsel kimi zaman yüzlerce kelimenin anlatamadığını bir çırpıda anlatabilir.” demişler. Yalnız bunu kim demiş, ben bilmiyorum.

8 Adımda Fazla Okunan Yazılar Oluşturun

#7. Dışarıyı İçeriğe Getirin

Bu mevzuda gerçi bizim Webmasterların tepkisini biliyorum. Aman dışarıya link vermeyelim, yok efendim şimdi içeriğin o kısmını alıntılarsak Google içeriği alıntı kabul eder vesaire vesaire vesaire…

Her gün onlarca yabancı kaynaktan yazı okuyorum. Adamlar ortaya bir iddia attıkları anda onu ispatlamak için kenara köşeye bir bağlantı sokuşturuyor, farklı bir kaynaktan alıntı yapıyor. Biz de link vermemek için kendimizi yırtıyoruz.

Çok kasmayın. Eğer içeriğin hakikaten bir dış bağlantıya yada alıntıya ihtiyacı bulunduğunu düşünüyorsanız onu oraya koyun. Hatta istatistik raporuna dair görseli ekleyin, hiç olmadı bir video ekleyip atıfta bulunun. Sizin söylediğinizi doğrulamak için okurun 8 farklı kaynağı daha gezmesine gerek kalmasın.

#8. Liste Oluşturun

Malum sitelerin dört bir tarafta cirit atmasının bize en büyük yararı, yediden yetmişe her insanın artık “sıralama” yada “sıralama içeriği” türlerinin ne olduğunu öğrenmesi oldu. İnsanlar sıralama içeriklerini hakkaten daha okunabilir kabul ediyor.

8 Adımda Fazla Okunan Yazılar Oluşturun


Siz de o süre onlara kabul edileni verin. İçeriğinizi düz bir yazı yerine sıralama içerikleriyle verin. Google başta olmak üzere öteki tüm arama motorlarının da tıpkı insanoğlu gibi liste içeriklerine ayrı bir sempati duyduğunu ayrıca hatırlatalım.
Google+'da Paylaş

Yazar Unknown

Yazar Hakkında bilgi yazılacak
    Blogger Yorumları

2 yorum:

  1. oldukça başarılı ve bilgi verici bir makale olmuş. Okunan makalelerin içerikleri ve değerleri de çok önemli.

    YanıtlaSil
  2. Günümüzde insanlar aradığı bilgiye daha çabuk ulaşmak istiyor. Haliyle maddeler halinde yazılmış bir yazı veya liste şeklindeki içerikler kullanıcı tarafından daha çok talep görüyor. İçerik üretirken belirtmiş olduğunuz hususlara dikkat etmek hem yazar açısından hem okur açısından daha faydalı olacaktır.

    YanıtlaSil

Argo içerilikli yorum attığınız taktirde hakkınızda dava açılır, site adresinizi yoruma attığınız taktirde ise bloğunuz google sıralamasından düşer.